iPhone 5 – Almaya değer mi?

iPhone 5 vs iPhone 4S

Evet, nihayet bir seneden daha fazla piyasaya sürülmesini beklediğimiz, önce yerine iPhone 4S modeli ile hüsrana uğradığımız, sonra da bu sene memlekete gelmesi için aylarca beklediğimiz iPhone 5 ülkemizin servis sağlayıcıları da dahil olmak üzere pazarda yerini aldı. Peki iPhone 5 – Almaya değer mi?

Biliyorum, daha kendi memleketinde piyasaya çıkar çıkmaz hakkında pek çok yazıldı çizildi. Ama hem inceleyelim hem hatırlayalım… Bu yazıyı yazarken şu yazı referans oldu, ama unutmayınız, bu yazının yazıldığı yerde iPhone 5 fiyatı 675 USD.

Öncelikle tasarım olarak incelmiş, bir miktar uzamış olarak gördüğümüz yeni modelde, telefonun altına alınan kulaklık girişi, yeni standarttaki şarj slotu ve farklı hoperlör çıkışları bu telefonu eski modelinden hemen ayırt edebilmemizi sağlıyor. Ayırt edilebilirlik, ucuz statünün ucuz karşılandığı medeni toplumlarda önemsenmeyebilir ama, bizim gibi kuaför çırağının annesinin bileziklerini bışak zoruyla sattırıp yeni telefonuyla mahallede caka sattığı toplumlarda önemli bir durum!

%18 daha hafif olan bu yeni modelin farkı hissettirdiği açık. Ama işe nankörüz ya, bir çok inceleyen de tıpkı benim gibi hafif telefon çakma telefondur hissiyatına kapılmış. Ne yalan söyleyeyim, iPhone 4S’in ağırlığı tam da güven-konfor dengesinin sınırındaydı.

Kullanıcıların büyük çoğunluğunun servet yatırdıkları telefonları kılıf ile kullandıkları ülkemizde, elbette Bond tarzı cam arka yüzün yerini alan klas görünümlü aluminyum kapak beklenen etkiyi bırakamayabilir. “Çizilmez mi?” endişesinin cam arka yüzden daha fazala olmaması gerek diye düşünüyorum. Bu arada düşme testlerinden de piyasadaki en etkili rakibinden çok daha yüksek anlar almış kendileri…

http://www.youtube.com/v/6M5q5TRuAsY

Teknik açıdan, çok fazla değişim olmasa da, hızıyla fark yaratacak bir teknoloji eklendiğini söyleyebiliriiz. iPhone 4S için çok gördükleri, iPhone 5 ‘ i bekledikleri LTE (Long-Term Evoluion) sayesinde hızın “uçtuğu” iddia ediliyor. Ki bence bu akıllı telefon seçiminde en önemlisi olmalı… Android piyasası için pek de yeni olmayan bu teknoloji, Apple’ın A6 işlemcisi ile birleşince ortaya akıllara zarar bir hız çıkmış. (Kimbilir iki sene sonra bu hıza ‘akıllara zarar’ dediğim için ne güleceğiz.)

Zaten bir süredir hepimizin haşır neşir olduğu iOS 6′nın özellikleri ile de birleşince fark yaratmış, tüm işlemler gerçekten akıcı olmuş.

Bu gayet hızlı karışım kendini en çok Google Maps’in yerini alan Flyover ile belirgin olmuş. İşlemci ve bağlantı hızı, ekran kaydırma esnasında render edilen modellerde farkını ortaya çıkarmış. Kalite ve odağı ile sabit kalan kamerasıyla da, %40 daha hızlı fotoğraf çekebiliyorsunuz.

Siri de bu karışım ile uçmuş diyorlar ama henüz Türkçe siri uzak, Ingilizce olanı da birçoklarına “anlamadım hemşerim” sempatisiyle yaklaşacaktır. Siri, benim “voice recognition” konusnda Android cihazları gördükten sonra Apple’dan beklediğim en büyük gelişme sahası, ama göreceğiz.

Sonuç olarak, ekran büyüklüğü, incelmesi ve hafiflemesi, gözardı edilmeyecek hız gelişimi ile iPhone 5 Amerika’da olsam değişsem mi diye düşünebileceğim bir model. (Ordaki arkadaş “değişmem” demiş.)

Ama Türkiye’de, piyasaya yeni çıktığı fiyatları ve ikinci el piyasasında telefon değerlendirmenin, bize özel “pasaport kayıt” sistemi ile harika bir panayıra dönüşmüş olmasından mütevellit, ben iPhone 5S veya iPhone 6 ‘yı beklerim. Elimdekinin başına bi’şe gelmezse :) Pasaportunuz müsait, getireniniz de varsa, Amerika fiyatlarından bir iPhone 5 alıp, eski iPhone 4S ‘inizi burda aynı fiyata yakın elden çıkarabilirseniz, durmayın alın derim…

Bir de unutmadan, herkesin hoşuna giden şu şarj slotunun küçülmesi olayı, beni bozdu çünkü evde eski tip slot ile çalışan bir çok aler ve sarj ünitesi var.

Umarım faydalı olmuştur, çok kısa bir süre inceleyebildiğim iPhone 5′i size yazılı kaynaklarla da destekleyerek anlatmaya çalıştım… Sevgiler…

Leave a Reply